Ayten Hanım, yani TalismaN'ın ev temizliğinden iki haftada bir sorumlu olan kurabiye gibi karakter, bu Cuma sabahı da mahalleyi inletiyor. Olay şu, Ayten Hanım TalismaN'ın TiK'e olan düşkünlüğünün farkına varmış durumda ve belirsiz bir yerden ateşi almış, oyuna katılıyor. Sabahları TalismaN daha uykudayken eve geliyor, aslında dip köşe temizliğe pek meraklı olmasa da, eve girer girmez bütün halıları tuttuğu gibi bir kenara topluyor ve on dakika sürecek olan şenlik başlıyor.
TalismaN'ın annesi temizlik konusunda on kadın gücünde. Ara sıra TalismaN'ın evine gelip Ayten Hanım'a işkence ediyor. Halıları camdan balkondan silkelemeden temizlemeyi öğretiyor. Ayten Hanım aslında bu konuda eğitimli yani. Fakat, TalismaN'ın annesi yokken alıyor halıları çıkıyor TiK'in tepesine, başlıyor en küçük halıdan en büyüğe doğru çırpa çırpa silkelemeye. Sesler giderek yükseliyor. Her hafta aynı şey. Üçüncü beşinci halıda TalismaN gürültüye uyanıyor. Saat sekiz buçuk. Uyanmamak mümkün değil, herkes uyanıyor. TalismaN Aman Ayten Hanım ne oluyor diye fırlıyor yataktan. Ayten Hanım kendinden geçmiş, iki metrelik halıyı al sana, al sana, uyan, bu saatte uyunur mu, senin verdiğin söz söz değil miydi, düze çıkmayasın inşallah diye söylene söylene silkeliyor. Halı temizleneli dakikalar olmuş da, bizimki kendinden taşmış. Eve aklı başında bir adam girmiyor ki. Ayten Hanım ne biliyor, dahası nereden biliyor, o belli değil. Bu ayini bir 14 Şubat sabahı saat sekiz sularında başlattı. Önce TalismaN'ın Sevgililer Günü'nü kutladı, sonra yukarıda anlattıklarımı ilk defa yaptı. O gün bugündür de aksatmışlığı, sektirmişliği yok. Şu var ki, verip veriştirmek konusunda fazlasıyla cömert. TalismaN'ı takmıyor. Silkeliyor da silkeliyor. Söyleniyor da söyleniyor. Halılar mükemmel havalanmışlık seviyesine ulaştığında, bizimki de içindekileri sokağa salıp rahatladığında camı pencereyi kapıyor, temizlik yapmaktan ziyade geyik çevirmek üzere yanına bir kova su üç tane de bez koyuyor, bütün gün takılıyor. Ama ne, TalismaN Ayten Hanım'a bayılıyor.