Çarşamba, Mart 28

TiK'in Nefes Kesen Maceraları -3

Her ne kadar TalismaN intikam alıyormuş gibi görünse de durum hiç öyle değil: TalismaN o kadar, o kadar, o kadar sıkılmış ki hasta olmaktan korkuyor. İçine atmak istemiyor ki TiK beyninde büyük ya da minik bir kütleye dönüşmesin. TalismaN, intikam değil önlem alıyor.
Neler demişti TiK için, adama prens demişti. Adamı prens mi sanmıştı? Kurbağa prens. Prensi öptü TalismaN, prens kurbağa oldu. Prens kurbağa olunca artık bir daha konuşamadı. Yoksa eskiden bal gibi konuşuyordu.

TiK'in bu sabahki nefes kesen macerası şu şekildeydi: uyandı.

Aslında her sabah yapması gereken tek bir şey vardı, şükretmek. Malum, bir kadının öfkesini üzerine çekmiş bir adamın yapabileceği iki şey olabilir: başına bir şey gelmesin diye dua etmek ve başına bir şey gelmezse buna şükretmek. Bu sabah da bunlardan herhangi birini yapmadı. Şans ki, başına da bir şey gelmedi.