TalismaN evine dönüyor. Bu akşam TiK'in gıkı çıksın istemiyor. Mırıl mırıl Sezen Aksu kulaklarında "Ayak seslerini sık nefeslerini akşam ayıp heveslerini..." TalismaN vallahi düşman TiK'e. Bir yandan çok kızıyor adama, bir yandan herkes herkesi kızdırıyor ama kimse benim gibi yaygara koparmıyor diye düşünüyor. Eh ama, bir yandan da koşullar zorluyor. Adam fare gibi, adam böcek gibi: her yerde. Demeye kalmadan TiK'le Yeni Komşu'nun sesini duyuyor: Yarabbi diyor, billahi dersimi aldım, sustur bu adamı. Ama on günlük tatilin uçup gitmesine izin vermeye de niyeti yok. Billahi diyor, dersimi aldım, ne olur sustur şu adamı. Bir daha yapmayacağım, bir daha abuk subuk
Tatlı geldi TiK'e herhalde, nasıl keyifli geliyor sesi, nassıl gırtlaklamak istiyor TalismaN adamı; böyle gıdaklaya gıdaklaya yalvarsın. Hayır desin bırak boğazımı, tatlı geldiğinden değil, aşık oldum gibi bir şey ben bu kadına, yani desin, ben sana ta baştan demiştim. Bir ilişki yaşarsak sonra ben doğal olarak hakkım olan bir takım şeyleri yapmak istediğimde üzülürsün. Ne gibi yani bir takım hakkın olan şeyler? Başka kız arkadaşlarım evime geldiğinde yani. Başlatma başka kız arkadaştan. Başka ne demek, kız ne demek, şimdiden hesabını mı yapıyorsun? Neyse, elektrik aldım ben Yeni Komşu'dan (ben de wireless internetini aldım, ne var). Elektriklere gelirsin ümit ederim. Yok dese TalismaN, access denied. Bunlar yetmez, efendi ol, gıdakla daha.
Gıdak dese TiK, ama yani ben seni böyle sapık bilmiyordum TalismaN. Gıdakla diyorum daha basarım yoksa gırtlağına. Gıdak diyor TiK. TalismaN oh diyor, iyyi ki delirdim, tam süper oldu. Yüksek sesle diyor, nasılsa üstte. Hah, oldu şimdi. Bir de aç bakayım kanatlarını, tavuk gibi zıplaya zıplaya yürü bizim sokakta. Saçmalama diyor TiK, daha neler. İyice zıvanadan çıktın sen.
Bunların hiçbiri olmuyor tabii. Anahtar kapıda beş kere dönüyor. Yeni Komşu'yla TiK gidiyorlar bir yere. Gıdaklıyor TalismaN. Ayak seslerini, sık nefeslerini.