TalismaN, TiK'in evini kenarından kemirmeye başladı. Ufak ufak ama. Midesi kaldırmaz bir anda bütün evi yemeyi. Önce balkona açılan kapının kenarından başladı. Hatır hutur hatır. Yine sabahın çok erken saati. TiK bir tuhaf sesler duydu, aman dedi, Hamdi Bey orayı burayı onarıyordur yine sabah sabah, uyumaya devam etti.
TalismaN birden karşısında Hamdi Bey'i buldu hakikaten. Duvardan başını kaldırdı. Daha doğrusu kaldırmak durumunda kaldı. Günaydın TalismaN Hanım, dedi Hamdi Bey, hayırlar ola? Aa, hayır, hayır dedi TalismaN. TiK Bey'le aramızda bir oyun bu, ben sabahları kemiriyorum biraz evini naçizane, seviyor öyle. Birden apartmanın Hamdi Bey'in olduğunu ve haliyle Hamdi Bey'in evini kemirmekte olduğunu farketti. Acıtmıyorum ama, dedi. Hamdi Bey ağzını bir açtı, bir kapadı. TalismaN, benim biraz işim var, en iyisi ben evime gideyim artık, siz günaydın dersiniz TiK Bey'e uyandığında deyip hoppala parmaklıklara tırmandı, balkon demirine tutundu, evine çıktı. Hamdi Bey alçı, sıva, boya bir şeyler bulmak üzere bodruma indi. Allah bu kızcağıza akıl versin diye diye. TiK uyandığında Hamdi Bey'i orayı burayı onarırken buldu. Hamdi Bey TalismaN'ın günaydınını münaydınını iletmedi TiK'e: belli ki bunlar fazlaca yakın, tuhaf da oyunlar oynuyorlar, bu iş böyle devam ederse evlerimi yiyip bitirecekler diye korktu. TiK bu durumda bu sabahki macerayı da kaçırmış oldu.

