Bir iş insana tuhaf geliyorsa bazen hakikaten de o işin içinde bir tuhaflık olduğundan olabiliyor bu. Şimdi, TalismaN zaten bu sabah bir tuhaf uyandıydı. Sabah gözünü açan insanın aklından ne geçeceği belli olmaz ya, TalismaN gözlerini açtığında aklından geçen devrik cümleleri toparlamakla meşguldü. Özne başa, yüklem sona. Devirme cümleleri konuşurken, ederken. (Aynen böyle.) Neyse efendim, sabah yürüyüşü, sabah kahvesi, sabah osu busu derken burnuna nefis kokular gelmeye başladı TalismaN'ın. Ayol, TiK namussuzluk etmemiş meğer, karıştırmış adam karıştırmış. Yani, evet, tam bildiğimiz gibi Yeni Komşu'yla kırıştırmakta, böyle olmasına böyle ama Yeni Komşu'yu TalismaN'la karıştırmış. Kırıştırdığı kadını karıştırmış.
Sabahın tatlı saatlerinde, TiK, TalismaN'ın kardeşini yakalamış. Arkasından TalismaN diye seslenmiş. Kardeş dönmüş, bizimki uyanmış. Ay demiş, karıştırdım ben, seni TalismaN sandım, bunamaya başladım galiba. Budur işte, TalismaN'ın yokluğunda Yeni Komşu'nun evine (bu çerçevede) TalismaN'ın evi diye yanlışlıkla dalmış TiK, uyanmış uyanmamış o ayrı mesele, kaldığı yerden devam etmiş, aha burada işte benimki diye. Olsa olsa böyle olurdu zaten. Alırım ayağımın altına.
Yine aynı sabah, Pıtrak birşeyler yumurtladı: TalismaN bir önceki hayatında sümbülmüş ona göre, bir sonrakinde forklift operatörü olacakmış, şimdiki hayatındaysa rölantideymiş.